Aydın KARADÖLLER



Her kentin, her mekânın, bilinmeyen koruyucuları olduğundan söz etmek mümkündür.
Kimi kentin koruyucusu bir kuş, kimi kentin koruyucusu yeraltının derinliklerinde yaşayan bilinmeyen canlılardır.
Onlar kendi aidiyetlerini de yaşadıkları yeri bir tür mülkiyetleri altına alırlar...
Bu mekânların üzerinden,
uzak tepelerden, yüksek kulelerden gözlerler.
Sokaklarında tenlere, taşlara hafifçe dokunuşlarla süzülürler.
İçine girmeden, içinden ve o mekanları korudukları duygusuyla teğettirler ait olduklarına...
Her gün rutin olarak yaptıkları, koruyuculukları altına aldıkları mekanlara “bir bakış atmak”tır.
Evet... Tam karşılığıyla yaptıkları bakış atmaktır.
Bazı fotoğrafçıların fotoğrafları da ilk bakışta tastamam bu duyguyu uyandırır.
İçinde yaşadığı mekânlara, kentlere “bir bakış atmak”...
Dokunmadan, ancak teninde baktıklarını hissederek fotoğraf çekmek.
Aydın Karadöller’in fotoğrafları tende hissedilen bir şey gibi...
Uzaklar ama tene dokunan rüzgârların hissettirdikleri gibi yakınlar.
Tıpkı kentin koruyucuları gibi...
Aydın’da bakış attığı mekânları, idealize edilmiş düzlemlere dönüştürüyor.
Foto-grafik bir anlayışla inşa ediyor ve onları imgeler dünyasının sözcükleri kılıyor...
“koruyucuların koruyuculukları gibi, kentleri ve mekânları fotoğraflarla yarına taşıyarak korumak...
Aydın’ın fotoğraflarının çağrıştırdıkları bu gibi...

Kamil Fırat
06
VII
09

 

Hakkımda | Yazılar | Albümler | İletişim | Basın Odası
loading